Klinik2 dk okuma
\"Her ihtimale karşı\" istediğin tetkikler
Emin olamayınca geniş bir liste istemek rahatlatıyor. Ama bu bir bilgi eksikliği değil, hipotez eksikliği; sınavda da klinikte de aynı yere çıkıyor.
Medasi Ekibi
Vaka önünde duruyorsun, emin değilsin, ve akla gelen ilk çözüm geniş bir liste istemek. "Şunlar da çıksın, bir bakarız."
Bu his çok yaygın ve çok anlaşılır. Bir şey kaçırmaktansa fazladan istemek daha güvenli geliyor. Ama fazladan tetkik istemek genelde bilgi eksikliğinin değil, hipotez eksikliğinin işareti.
Tetkik bir cevaptır, soru değil#
Tetkik istemenin mantığı şu: aklında birkaç ihtimal var, hangisinin daha olası olduğunu daraltmak istiyorsun. Yani tetkik, senin sorunun cevabı.
Elinde soru yoksa gelen cevap işe yaramıyor. "Bakalım ne çıkacak" diyerek istenen tetkik, çıkan sonucu nasıl yorumlayacağını da bilmediğin bir sonuç üretiyor.
Tek bir soru#
Bir tetkiki listeye eklemeden önce kendine sor:
Bu sonuç ne çıkarsa yapacağım şey değişir?
Cevap "değişmez" ise isteme.
Bu soru basit görünüyor ama uygulaması şaşırtıcı derecede ayıklayıcı. Çoğu gereksiz istem bu soruda takılıyor: sonuç ne gelirse gelsin bir sonraki adım aynı.
Gereksiz istemenin gerçek bedeli#
Sınavda bir puan meselesi. Klinikte daha büyük:
- Yanlış pozitif. Sağlıklı bir insandan yeterince tetkik isterseniz eninde sonunda anormal bir sonuç çıkar. Sonra o sonucun peşine düşülür.
- Zaman. Bekleyen sonuç, bekleyen hasta demek.
- Hasta. Fazladan iğne, fazladan radyasyon, fazladan endişe.
- Sıra. Gereksiz istenen görüntüleme, gerçekten ihtiyacı olan birinin sırasını uzatıyor.
Bunların hiçbiri sınavda görünmüyor. Bu yüzden alışkanlık sınavda kuruluyor ve klinikte bedeli ödeniyor.
Ama gerçekten emin olamıyorsan?#
Klinik belirsizlikle dolu; her zaman net bir hipotez kuramazsın. Yapılabilecek şey şu: belirsizliği tetkikle değil, öyküyle daralt.
Sormadığın bir soru, isteyeceğin tetkik sayısını genelde ikiye böler. Ağrının ne zaman başladığı, neyle arttığı, daha önce olup olmadığı — bunlar ücretsiz ve anında.
Pratikte en sık şunu görüyoruz: aday öyküde altı yedi soru sorup geçiyor, sonra sekiz tetkik istiyor. Öyküde on beş soru sorsa üç tetkik yetecek.
Sınavda nasıl çalışılır?#
Ezberlenecek bir "gereksiz tetkikler listesi" yok. Bunun yerine iki alışkanlık:
1. Her istemden önce yukarıdaki soruyu sor. Bir süre bilinçli yapmak gerekiyor, sonra kendiliğinden oluyor.
2. Önce hipotezini yaz, sonra tetkiki seç. İki üç ihtimal yaz, her birinin yanına o ihtimali destekleyecek ya da eleyecek tek bir tetkik koy. Ortaya çıkan liste genelde kısa oluyor ve her kalemin bir gerekçesi oluyor.
Ters taraf: eksik istemek#
Bu yazı fazla istemeye odaklandı ama tersi de var ve daha tehlikeli. Kritik bir tetkiki atlamak, gereksiz üç tetkik istemekten çok daha ağır.
Ayrım şurada: kritik tetkikler genelde dışlaman gereken kötü ihtimalle ilgilidir. "Bu hastada göz ardı edersem ölür" dediğin şey neyse, onu dışlayan tetkiki istersin — olasılığı düşük olsa bile.
Yani kural "az iste" değil. Kural: her istediğinin bir gerekçesi olsun, ve dışlaman gereken şeyi dışla.