İçeriğe geç
Medasi

Klinik3 dk okuma

İlk OSCE'ne girerken

Kapıdaki kâğıdı okuyorsun, zil çalıyor ve yedi dakikan var. İçeride ne olduğunu, sık yapılan hataları ve önceden nasıl prova edebileceğini anlatıyoruz.

Medasi Ekibi

Koridorda sıradasın. Kapıda bir kâğıt var, üstünde birkaç satır yazıyor. Zil çalacak, gireceksin ve içeride seni bir "hasta" bekliyor.

İlk OSCE'de zorlanmanın sebebi genelde bilgi değil. Bilgiyi biliyorsun. Zor olan, altı yedi dakikada sıralamayı doğru kurmak: önce ne soracaksın, neye bakacaksın, hangi tetkiki isteyeceksin, ne zaman durup düşüneceksin.

Kapı önündeki kâğıt#

Bu kâğıt sınavın en çok harcanan parçası. Çoğu kişi heyecandan yarım okuyup giriyor.

Oysa orada genelde şunlar yazar: hastanın yaşı ve cinsiyeti, başvuru şikâyeti, hangi ortamda olduğun (acil mi, poliklinik mi) ve senden ne istendiği. "Öykü al ve fizik muayene yap" ile "öykü al, ayırıcı tanını söyle" çok farklı iki görev.

Bir cümleyi iki kez oku: senden ne istendiğini yazan cümleyi. İçeride yapacağın her şeyi o belirliyor.

İçeride ilk otuz saniye#

Selamlaşma, kendini tanıtma, izin isteme. Bunlar puan tablosunda küçük görünür ama atlanınca fark edilir, ve daha önemlisi: seni yavaşlatmaz, sakinleştirir.

Sonra açık uçlu bir soruyla başla. "Sizi buraya getiren şikâyet nedir?" gibi. Kapalı sorularla başlamak — "göğüs ağrınız var mı?" — hastayı da seni de dar bir yola sokuyor.

Sık yapılan üç hata#

1. Sistematik olmamak. Ağrı varsa yeri, karakteri, başlangıcı, yayılımı, süresi, eşlik edenleri, azaltan ve artıran faktörler. Bu sıra ezberlendiğinde heyecan hâlinde bile işliyor. Sıra yoksa, heyecanla birlikte dağılıyor.

2. Sessiz düşünmek. Kafanın içinde doğru ayırıcı tanıyı kuruyorsun ama söylemiyorsun. Değerlendiren kişi kafanın içini görmüyor. Düşündüğünü sesli söylemek bir gösteriş değil, sınavın kendisi.

3. Zamanı hissetmemek. Öyküde çok kalıp muayeneye vakit bırakmamak klasik. Kabaca: sürenin yarısı öykü, dörtte biri muayene, kalanı tetkik ve karar. Bir kere prova edersen bu his oturuyor.

"Her ihtimale karşı" tetkik istemek#

İçeride panikleyince akla gelen ilk şey her şeyi istemek. Sınavda genelde bunun bir bedeli var, klinikte kesinlikle var.

Kendine tek bir soru sor: "Bu tetkik sonucu ne çıkarsa yapacağım şey değişir?" Cevap "değişmez" ise isteme. Bu soru, ezberlenecek bir listeden daha çok işe yarıyor.

Nasıl prova edilir?#

En yaygın yöntem bir arkadaşınla karşılıklı geçmek: biri hasta, biri aday. İşe yarıyor ama iki sorunu var — her zaman denk gelmiyor, ve arkadaşın da senin gibi acemi olduğu için "hasta" hep aynı şekilde cevap veriyor.

İkinci yöntem, senaryoyu tek başına yürütmek. Kâğıda hastanın cevaplarını yazıp kendi kendine sormak da olur; bunun için bir uygulama kullanmak da.

Sonuç kâğıdını okumak#

İstasyon bitince eline bir puan geçiyor. O puana bakıp "iyi/kötü" demek dışında yapılacak bir şey yok.

Asıl bakılacak yer, hangi adımı atladığın. "Aile öyküsünü sormadın" cümlesi, "68 aldın" cümlesinden çok daha fazlasını söylüyor. Bir sonraki istasyona girmeden önce o listeyi bir kez daha oku.

Son olarak#

İlk OSCE'de herkes tutuk. Bu normal ve değerlendiren kişiler de bunu biliyor. Fark yaratan şey bilgi miktarı değil, girmeden önce bir kez bile prova etmiş olmak.

Devamı#

Yazdıklarımızı uygulamada gör

Buradaki kararların çoğu Portal'ın içinde çalışıyor. Hesap açmak ücretsiz.