Çalışma yöntemi3 dk okuma
Ders çalışamıyorum: masaya oturamamanın sebebi
Kitap açık, saat ilerliyor, hiçbir şey olmuyor. Sorun genelde isteksizlik değil; başlangıcın belirsiz olması. Bugün masaya oturmanı sağlayacak en küçük adım.
Medasi Ekibi
Kitap açık. Telefon elinde. Yarım saat geçti ve tek satır okumadın.
Bu his sağlık öğrencilerinde çok yaygın ve genelde yanlış teşhis ediliyor. "Disiplinim yok", "tembelleştim" diye açıklanıyor. Çoğu zaman sebep bu değil.
Asıl sebep: başlangıç belirsiz#
Masaya oturmayı zorlaştıran şey, oturduktan sonra ne yapacağını tam bilmemek.
"Bugün fizyoloji çalışacağım" bir plan değil. Fizyolojinin neresi? Kaç sayfa? Ne kadar sürecek? Bittiğini nereden anlayacaksın? Bunlar belirsizken beyin işe başlamayı erteliyor — çünkü önünde sonu görünmeyen bir yığın var.
Buna karşılık "yirmi soru çözeceğim" nettir. Ne olduğu belli, ne kadar süreceği tahmin edilebilir, ve bittiği an belli.
En küçük adım#
Bugün için tek öneri: tek bir konudan yirmi soru.
Yirmi soru neden işe yarıyor?
- Yirmi dakika sürer. Bu kadarına "hayır" demek zor.
- Konuyu bilmiyorsan bunu hemen anlarsın — bir saat okuduktan sonra değil.
- Bittiğinde elinde bir şey olur: hangi konuda zayıf olduğun. Yarının planı kendiliğinden belirir.
Çoğu zaman yirmi soruyu bitirince devam ediyorsun. Zor olan başlamaktı.
Süre koy, iş koyma#
İkinci pratik şey: hedefi işle değil süreyle tanımlamak.
"Bu bölümü bitireceğim" hedefi, ne kadar süreceğini bilmediğin için korkutucu. "Yirmi beş dakika çalışacağım" hedefi ise kesin. Süre dolduğunda kalkabilirsin — ve genelde kalkmıyorsun.
"Önce her şeyi toparlayayım" tuzağı#
Notları düzenlemek, renkli kalemle çizmek, yeni bir plan tablosu yapmak, uygulamaları kurcalamak. Bunların hepsi çalışma gibi hissettiriyor ama hiçbiri çalışma değil.
Bu davranışın bir adı var: hazırlık, ertelemenin en ikna edici hâli. Belirtisi şu — gün sonunda "yoğun geçti" diyorsun ama ne öğrendiğini söyleyemiyorsun.
Kural: hazırlık on dakikayı geçmez. Geçtiyse ertelemeye dönmüştür.
Telefon#
Bunu geçiştirmenin anlamı yok. Telefon masadayken, ekranı kapalı olsa bile dikkat bölünüyor. Uzağa koymak (başka odaya, çantaya) sessize almaktan belirgin biçimde daha etkili.
Çalışma uygulaması telefondaysa bu zorlaşıyor — o zaman en azından bildirimleri kapat ve tek bir sekmede kal.
Gerçekten büyük bir yığın varsa#
Bazen sorun teknik değil, gerçekten çok iş vardır. Altı ders, beş gün. Bu durumda "her şeye yetişeyim" diye başlamak, hiçbirini bitirememeye götürüyor.
Yapılacak şey neyi bilerek bırakacağına karar vermek. Ağırlığı yüksek ve yarı bildiğin konular en üste; hiç bilmediğin ve sınavda iki soru çıkacak konu en alta. Bu kararı vermek, vermemekten her zaman iyi.
Süreklilik, süreden önemli#
Haftada bir gün altı saat çalışmak, günde bir saat çalışmaktan daha az iş görüyor. Sebebi basit: uzun aralar verdiğinde her seferinde baştan hatırlamaya çalışıyorsun.
Günde yirmi dakika bile, düzenli olduğu sürece haftada bir maratondan iyi.
Bir de şu#
Birkaç haftadır hiçbir şeye başlayamıyorsan, uyku düzenin bozuksa, eskiden keyif aldığın şeyler de anlamsız geliyorsa — bu bir çalışma tekniği meselesi olmayabilir. Böyle dönemler sağlık öğrencilerinde sık ve konuşulması gerekenden az konuşuluyor. Okulunun psikolojik danışma birimi bunun için var; kullanmak zayıflık değil.
Özet#
- Sorun genelde isteksizlik değil, başlangıcın belirsizliği.
- Bugün tek adım: bir konudan yirmi soru.
- Hedefi süreyle tanımla, işle değil.
- Hazırlık on dakikayı geçerse erteleme başlamıştır.
- Telefonu uzağa koy.
- Süreklilik süreden önemli.